13.07.2018

Uyum Market Çalışanı Ferhat Akyol Röportajı



Perakende sektöründe çalışan ve yakından ilgilenen bir çok kişi,Uyum Market çalışanlarının yaptığı eylemlerden haberi olmuştur.Bizimde yakından takip ettiğimiz ve haberlerine yer verdiğimiz Uyum Market işçilerinin yaşadıklarını,bir de olayın doğrudan içinde olan bir çalışandan,yani eski bir Uyum Market çalışanı olan,Ferhat Akyol'dan dinlemek istedik.Perakende Kulis olarak kendisi ile oldukça samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

Merhaba,ilk önce sizi tanıyalım.Kimsiniz Uyum Market ile alakanız nedir?
Merhaba,öncelikle sürekli olarak sürecimizi konu alan haberler yayınlayıp,yanımızda olduğunuz için teşekkür ederim.Ben 10 yıl gibi bir süre Makro Market'in bir markası olan Uyum Market de yönetici olarak çalıştım.Şu an için bende sayıları binlerle ifade edilen Uyum çalışanları gibi mağdurum.

Peki bize süreç hakkında detaylı bilgi verir misiniz?
Tabi.Aslında ilk zamanlar her şey çok iyiydi.Makro'nun Uyum Market'i satın aldığında,Uyum ciroları ve kalifiye personeli ile İstanbul'un gözde marketlerinden biriydi.Lakin ne olduysa 2017 yılının sonuna doğru maaşlarımızda aksaklıklar olmaya başladı.Fakat bizler şirketimizi sevdiğimiz için,işimize daha da canla başla sarıldık.Amacımız şirketin bir an önce eski günlerine dönmesiydi.Fakat Mart 2018 tarihinde Migros'a satıldığını duyunca çok şaşırdık.

Uyum'un satışından sonra,kıdem tazminatlarınızı alabildiniz mi?
Hayır kesinlikle alamadık.Elimize tazminatların ödeneceğine dair bir protokol verildi,fakat aradan geçen yaklaşık 5 aya karşın,ne tazminat alabildik,nede tazminatların ödeneceğine dair bir tarih.

Beş aydır nasıl geçiniyorsunuz?
Bu konu sadece benim değil,bütün mağdur arkadaşlarımın sorunu.Ev kredisi olan,eşi hasta olan,çocuğu hasta olan,icralık olan ve dahi evine ekmek alamayacak derecede olan arkadaşlarımız var.Düşünsenize İstanbul gibi bir yerde,işiniz ve cebinizde beş kuruşunuz yok.

Patronlarınız bir açıklama yaptı mı?
Ne yazık ki,patronlarımız hakkında pekte hüsnü zan edemeyeceğim.İşlerin iyi olduğu dönemlerde mağazalarda cirit atan,bir çok konuda arayıp soran,istişare eden patronlarımız,konu çalışan hakları olunca adeta sırra kadem bastılar.Kendilerine ulaşmayı bırakın,bir açıklama dahi yapmadılar.

İşinizi seviyor muydunuz?
Sevmek ne kelime adeta aşıktım ben işime ve şirkete.Kursağımdan bir lokma haram geçmemiştir.Akşamları mağazamda kalan ekmekleri,sırf şirket zarar etmesin diye kendi cebimden para ödeyerek evime götüren bir yöneticiydim ben.Hatta bir keresinde yöneticisi olduğum mağaza soyuluyordu,elime aldığım levyeyle hayatımı hiçe sayarak hırsızların üzerine yürüdüm.Tüm çalışma arkadaşlarım cesaretimi kutlamıştı.Buna benzer şekilde onlarca arkadaşımın,Uyum Market'in malına sahip çıkma olayları var.Şu an içinde olduğumuz durum,bu olmamalıydı diye düşünüyorum.

Nakliyat-İş Sendikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Açıkçası ben bu olaylar yaşana kadar böyle bir sendikanın varlığından habersizdim.Haklarımızın alınması konusunda gerek sendika yetkilileri,gerekse genel başkanları Ali Rıza Küçükosmanoğlu,bize koşulsuz yardım eli uzattı.Nakliyat-iş ve yetkilileri gerçekten büyük iş yapıyor.Ülkemizde böyle duyarlı sendika ve yöneticilerinin olması bizi sevindiriyor.

Real'in Mağdur emektarları ile ortak eylemler yapıyorsunuz.
Evet bir süredir ortak eylemler yapıyoruz.Sınıf dayanışmasının en güzel örneğini gösteriyoruz herkese.İnşallah onlarda en kısa sürede haklarını alırlar.


Ankara da bir eylem yaptınız,o eylemde neler yaşandı?
Nakliyat-iş yöneticileri,Real Market işçileri ve genel başkanımız Ali Rıza Küçükosmanoğlu'nın katılımı ile,Makro Market'in genel merkezinin önünde bir eylem yaptık.Bu biraz uzun bir konu size detaylarını anlatayım.

İçinde bulunduğumuz olumsuz psikolojik durumları ve şartları bir nebze hafifletip,soru işaretlerinden kurtulmak ve en azından tazminatlarımız için bir tarih almak için,İstanbul'dan Ankara'ya gittik.Kapıda bizi Şeref Songör ve ailesinden bir kaç kişi karşıladı.Sanki hiç bir şey olmamış gibiydiler.Bize "evinize hoş geldiniz" gibi cümleler kurdular.Lakin ben bu sözlere pekte olumlu cevap veremedim.Çünkü içinde bulunduğumuz kötü şartları bir kenara bırakıp,hiç bir ey olmamış gibi,patronla tokalaşmak benim fıtratıma aykırıydı.

Şeref Songör,bizi toplantı salonuna aldı.Orada bir süre konuşmalar yapıldı.Konkordato komiseri de oradaydı.Konkordato ilan edildiğinde işçi hakları güvencede diyen herkes,ne hikmetse o salonda tam tersi cümleler kurmaya başladı.Bankalara,tedarikçilere ve dahi bir çok yere ödeme yapan Makro,devrettiği mağazaların personelinin tazminatlarını aylardır ödemiyor.Ve dahası bu yönde bir caba olduğunu da göremiyoruz.

Başka neler oldu toplantıda?
Neler olmadı ki...Son ona kadar şirket yetkilisi olarak karşımıza çıkan Şeref Songör,toplantı bittiğinde "artık benimle işiniz yok,ben sizin yerinizde olsam işime gücüme bakarım" gibi,bizi daha çok buhrana sürükleyen cümleler kurmaya başladı.Toplantıdan ayrılırken bir bayan çalışanın "vicdanınız rahat mı?" sorusu üzerine,neredeyse o bayanı kendi ve yandaşları bir dövmediği kaldı.Songör'ün küçük oğlu bize ağza alınmayacak küfürler etti.Ve sonunda her üç kelimesinden biri "Allah" olan patronlarımız,bizim haklı tepkilerimize daha fazla tahammül edemeyip bizleri genel merkezden kovdular.

Toplantıdan olumlu bir sonuç çıkmadı mı?
Hayır hiç bir şekilde olumlu bir sonuç alınmadı.Yani bize ne bir tarih,nede bir umut verildi.Denilen tek şey "ne zaman paramız olursa,o zaman veririz" oysa,ne dinimizde,nede kanunlarda işçi alacakları bir arka plana atılamaz.Ben ve arkadaşlarım haklarımız verilene kadar iki cihanda da hakkımızı helal etmiyoruz.

Peki şimdi ne olacak?
Cevap çok basit,mücadelemiz devam edecek.Biz bu işin peşini bırakmamaya kararlıyız.Zira yasal olarak elimizden ne gelirse ardına koymayacağız.Ayrıca Nakliyat-iş  ve Real işçilerinin katılımı ile,ortak eylemlerimiz devam edecek.Bu konuda kimse şüphe etmesin,haklarımız eninde sonunda bize ödenecek.

Samimi cevaplarınız için teşekkür ederiz.Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Tekrar ben teşekkür ederim.Buradan şayet okurlarsa Songör ailesine seslenmek isterim.Elinizi vicdanınıza koyun ve bir kez daha düşünün.Bu insanların sizin gibi büyük servetleri yok.Bu insanlar yıllarca sizin için çalıştı,yıllarca sizin malınıza mal kattı.Şimdi karşılığı bumu?Bizleri daha fazla mağdur etmeye hakkınız yok.Hakkımız olan kıdem tazminatlarını verin artık bize.

Yorum Gönder

Her Hakkı Saklıdır © 2014-2018 - Şartlar - İletişim - Hakkımızda