25.10.2019

Sömürü, fazla mesai, esnek çalışma ve düşük ücret



Çağdaş Market çalışanları işyerlerindeki çalışma koşullarını, fazla mesai, uzun ve esnek çalışma gibi sorunlarını Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı'na verdikleri röportajda gözler önüne serdi.

PE'nin yayımladığı röportajda işten çıkarılma tehdidi nedeniyle röportajın isimsiz yayımlandığı da belirtildi.

Bize biraz çalışma koşullarınızdan bahseder misiniz?

A: En büyük sıkıntımız eleman eksikliği. İşten ayrılan ya da başka bir şubeye geçen elemanın yerine yenisi gelene kadar bu eksiği fazla mesaiyle tamamlamak zorunda kalıyoruz. Zaten düşük olan fazla mesai ücretlerimiz ise ya yatmıyor ya da hep eksik yatıyor. Örneğin ben o hafta 10 saat fazla mesai yapmışım, saati 6 liradan 60 lira almam lazım. 1 gün izin aldığımızda maaşımızdan kesilen para 74 lira.

Fazla mesai ücretinizin saati ne kadar?

A: 6 lira. Bu bile asgari ücretin aylık çalışma saatine bölündüğü zaman bulunan rakam değil. Daha az olmuş oluyor. Bir de fazla mesai ücretinin saatinin normal çalışma saat ücretinin 1,5 katı olması lazım. Biz onu da almıyoruz. Yani nereden bakarsınız daha az para almış oluyoruz.

Resmi tatiller içinde mi bu böyle?

A: Resmi tatillerde de çalışıyoruz. Günlük ücretimiz neyse onu alıyoruz. Fazla mesai almıyoruz. Üstelik resmi tatillerde çalışma saatimiz 12 saat oluyor. Normal mesai ücretimiz neyse onu alıyoruz.

Maaş bordronuzu her ay imzalıyor musunuz?

A: Eskiden düzenli imzalıyorduk ama son dört beş aydır imzalamıyoruz. Zaten imzalasak da bir şey anlamıyorum ki bordrodan. Hızlı hızlı imzalattırıyorlar.

B: Hayır imzalamıyoruz.

Fazla mesai ücretlerinizi gördüğünüz bir belge yok mu yani?

B: Fazla mesai ücretlerini elden alıyoruz. Ellerinde bir listeyle geliyorlar. Soru soruyoruz eksik olduğunda ama cevap alamıyoruz. Her maaş zamanı en çok konuşulan konu bu oluyor arkadaşlar arasında. Sen ne kadar mesai aldın sen ne kadar aldın diye. Biz kendimizce bir hesap yapıyoruz. Aslında zor bir şey değil, herkes ne kadar saat fazla mesaiye kaldığını biliyor. Ama ödeme yapmaya geldiklerinde bizim hesapladığımızla onların verdiği hiç aynı olmuyor, soruyoruz, diyorlar ki dilekçe yaz. Dilekçe yazanlar cevap alamıyorlar.

Haftada kaç saat çalışıyorsunuz?

A: Günde 9,5 saatten haftada 57 saat çalışıyoruz. Aslında günde 9 saat çalışmamız lazım ama yarım saat fazla çalışıyoruz ama bu fazla mesai olarak değerlendirilmiyor. Ama çok sık eleman eksikliği oluyor, başka şubeye geçen ya da işten ayrılanların yerine yenisi gelene kadar onun açığını kapatmak için fazla mesaiye kalıyoruz. Haftada bir gün mutlaka 14 saat çalışıyoruz. Haftada 61 saati buluyor yani. Hatta eleman olmadığında bir gün normal bir gün full çalıştığınız zamanlar bile oluyor.

Diğer koşullarınız nasıl peki?

A: Yemekler çok kötü. Kuru fasulye bulgur pilavı, nohut bulgur pilavı, barbunya bulgur pilavı. Neyse son bir aydır pirinç pilavı geliyor artık. Haftada bir gün şinitzel veriyorlar. 15 günde bir de sulu köfte. En zor Pazar günleri oluyor. Çorba ve sövüş (domates ve salatalık) veriyorlar sadece. Doyulmuyor tabi.

Çay molanız var tabi değil mi?

Evet var günde 1 defa 20 dakika. Öğle yemeği de 30 dakika. Ama sırayla çıkıldığı için bazen iki buçuğu buluyor öğle yemeğini yememiz. Çay molasında bir gün sadece peynir, bir gün sadece zeytin, bir gün sadece çokokrem geliyor.

Peki tüm koşullara çalışanlar nasıl tepki veriyor?

A: Mutsuzlar, şikayetçiler, ama herkes mecbur çalışmaya. Başka yere gitsen de aynı çalışma koşulları var nasılsa diye düşünüyor herkes. Ve işsiz kalmak istemiyor. Mesela bize fazla mesaiye kalmak ister misin diye kimse sormuyor. Aslında verdikleri mesai ücretini de istemiyor insanlar çünkü evlerine gitmek istiyorlar. Özellikle kasada çalışan arkadaşlar için çok zor. Düşünsenize bir kasanın başında tam 14 saat geçiriyorsunuz. Mecbur kalacaksınız eleman yok diyorlar.

B: Bazen çalışma bakanlığından müfettişler geliyor. Çünkü çok şikayet alıyor çağdaş. Siz anlatırsanız ben anlayabilirim durumu diyor müfettişler. Rahat olun diyorlar bize. Ama ben nasıl rahat olabilirim ki. Ertesi gün işten çıkarılma ihtimalim olur diye susuyorum. Ve sustuğumu da söylüyorum.

İşten çıkarmalar sık yaşanıyor mu peki?

A: İşten çıkarma neredeyse yok. Onun yerine biraz huzursuzlanan ya da hakkını aramaya kalkanı başka başka şubelere gönderiyorlar. Evine ters olan ya da çok yoğun mağazalara gönderiyorlar ki insanlar kendileri ayrılsın işten. Nitekim öyle oluyor.

B: İstifa etmen için uğraşıyorlar aslında. Tazminat vermek istemiyorlar çünkü. Diyelim istifa ettin. Örneğin 3 ay çalışmış bir yönetici 2 haftalık ihbar süresi doldurması gerekirken 1 ay mağazada kalmak zorunda bırakılıyor. Bu sürede yasal olarak sahip olduğumuz iş arama hakkından mahrum kalıyoruz. Ve işten çıkarken bu ücret ödenmiyor.

Evine ters yerler dediniz servis yok mu?

A: Servis güzergahında oturmayanlar için yok. Ya kendi imkanlarınla gidiyorsun, yakın yerse yürüyorsun. Yol parası almıyoruz.

Son olarak bize ve bu söylediklerinizi okuyacak olan mesai arkadaşlarınıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

B: Size söylemek istediğim şey çağdaş aslında o kadar çağdaş bir yer değil. Aslında her şey görüntüde. Patron bize bu koşulları hiçbir yerde bulamazsınız diyor.

A: Aslında kendini çağdaş markalar zinciri olarak tanıtan bu yer işçisinin cebindeki parayı keserek zenginliklerine zenginlik katıyor. Buradan alışveriş yapan insanlar bunları bilsin istiyoruz. Umarız bu anlattıklarımız bizimle aynı koşulları yaşayan diğer işçi arkadaşlarımızın da cesaretini arttırır. Yan yana gelmek için bir fırsat yaratır.

Yorum Gönder

Her Hakkı Saklıdır © 2014-2018 - Şartlar - İletişim - Hakkımızda