6.02.2018

Gurme Market Olmak Kolay mı?



Gurme formatın müşterisi zor beğenir. Bu işe soyunmuşsanız onun isteklerine uyacaksınız. Önce ürün portföyünüz diğer şubelerinizden farklı olacak. Sonra siparişlerinizin zamanlaması ve miktarı iyi ayarlanacak. Yok satmanın da, bayat satmanın da aynı antipatiyi yaratacağını satış takımı hiç unutmayacak. Tabelasında “gurme” yazan marketin hizmet reyonları boş kalamaz, turşu tezgahına balıkçı, şarküteri tezgahına kasap yardımcı olamaz. Olursa hizmet kalitesi düşer.
Müşteri satış alanınızda rahat edecek, onu zorlayan bütün olumsuz şartlar en kısa zamanda bertaraf edilecek. “Elbette böyle olacak, bunu bilmek için uzman olmaya gerek var mı?” dediğinizi duyar gibiyim. O zaman örnekleri biraz daha açalım.

Bağdat caddesi üzerinde, Selamiçeşme’de iki katlı bir “Gurme” süpermarket var. Tanımlama iddialı olsa da, biz süpermarket tarafından başlayalım. Zira müşteri olarak ben de sadece bu özelliğiyle ilgiliyim. Aşağıda yazdıklarım okununca; “peki bu kadar şikayete rağmen hala neden alışverişe gidiyorsun?” sorusu akla gelebilir. Cevabımı hemen vereyim; evime yakın bu ölçekte başka alternatif bulamadığım için… Şimdi, birçok defa ertelediğim bu konuyu, belki katkısı olur düşüncesiyle görüşlerinize sunuyorum. Bir mağazada yürüyen merdiven arızası olursa kaç günde tamir edilir?
Arızalı parça Amerika’da olsa, bu günün lojistik imkanları ile 5 günde sorun çözülür, değil mi? Hayır, tam 2 ay süreyle bu yürümeyen merdivenden müşteri indi ve çıktı. Etrafında bol seçeneği olan ve zor beğenen müşteri bu eziyete neden katlansın? Etrafta olmayan farklı bir çeşit mi bulacak? Hayır, aşağıda belirteceğim gibi normal markette bulduğuna bile hasret kalacak.

Kış aylarında İstanbul’da boza denince akla gelen ilk marka ‘Vefa’dır. Ancak raftan ismini ilk defa duyduğunuz bir markayı almak zorundasınız. Seçme şansı bile verilmemiş. Diyabetik ürünler köşesi var. Koska marka reçeller içinde en fazla satılan iki çeşit vişne ve kaysı olmasına rağmen, ikisi de yok, ahududu var. Bal kategorisinin lideri Balparmak markasının en pahalı çeşidi kestane balıdır. Öncelikle nerede bulunması gerekir? Gurme markette değil mi? Hayır, bu zincirin normal mağazasında var ama bu şubede ancak benim talebimle zoraki rafa girdi ve sadece 3 gün rafta kalarak yoklar arasına karıştı. Kılıç marka çok özel bir balık konservesi var. Çok satılan çeşidi kaya levreği, daha az satılan çeşidi ise alabalık konservesi. Tahmin edeceğiniz gibi çok satılan çeşit iki günde yok olurken diğeri rafta tek başına kalıyordu. Mağaza yöneticileri artık memur haline geldikleri için sizi dinlemiyorlar. Bendeniz de inatçı müşteri olarak üreticiyi arıyorum ve kategori yöneticilerini zorlamalarını istiyorum. Ve hiç tevazuya gerek yok, bu perakendeci benim sayemde raflarını tamamlıyor.

Neden eksilen malları tamamlayamadıklarını sorduğumda; 4-5 ay süreyle ‘bilgi sistemindeki değişim ve geçiş süresi’ sebep olarak açıklanmıştı. Son zamanlarda ise ‘ana depoda tadilat’ gerekçe gösteriliyor. Peki babadan kalma usullere ne olmuş? Hadi ‘otomatik sipariş sistemi’ni çalıştıramıyorsunuz, hiç olmazsa en çok satılan beşyüz ürünü görerek siparişe çevirecek bir babayiğit de o şubede yok mu? Ürün portföyüne henüz hiç girememiş birçok gurme çeşit var. Etrafta da Nezih, Asya Pazarı ve Namlı (taşınma halinde) gibi işini iyi bilen rakipler… Butik üretim yapan tedarikçiyi ayağınıza beklemeyin, kolay gelmez. Bazen perakendeci de tedarikçinin ayağına gitmelidir. Adresler ise yukarda saydığım rakiplerin rafındadır. Osmanlı çileğinden reçel yapan tek firmayı da, palamuttan ton balığı yapanı da, gerçek İspir fasulyesini de, bütün gücünü kaliteye yansıttığı için raf bedeli veremeyen halis zeytinyağ markasını da oralara bakarak keşfedebilirsiniz. Yoksa, temeli sağlamlaştırmadan yapılacak inorganik büyüme deprem riski yaratabilir.

Yorum Gönder

Her Hakkı Saklıdır © 2014-2018 - Şartlar - İletişim - Hakkımızda