9.08.2018

Alışveriş Merkezi Aşkları



Alışveriş merkezi aşkları

Her gün bir yenisi açılan büyük ve cafcaflı alışveriş merkezlerindeki mağazalarda, iyi görünümlü, modern hayata uyum sağlayan, en azından lise eğitimini tamamlamış pek çok genç çalışıyor. Bu büyük alışveriş merkezlerinde “Satış danışmanı” adı altında çalışanların asgari ücretten biraz hallice aldıkları maaşlarının dışında satışı teşvik amacıyla aldıkları primlerde bulunmaktadır. Ama yine de çoğunun kazandığı para, primlerle beraber de olsa geçinmelerine yetmiyor. Bu gençler onca yoğunlukta ve ağır koşullar altında çalışmalarına rağmen insan olmanın gereği âşık oluyor, sevmeyi de tadıyorlar. Bazen bir müşteriye, bazen de yandaki kot mağazasının işe yeni giren çalışanına… Kısacık yemek molalarında birbirlerini görüp sevdalanıyorlar.

Her gün bir yenisi açılan büyük ve cafcaflı alışveriş merkezlerindeki mağazalarda, iyi görünümlü, modern hayata uyum sağlayan, en azından lise eğitimini tamamlamış pek çok genç çalışıyor. Bu büyük alışveriş merkezlerinde “Satış danışmanı” adı altında çalışanların asgari ücretten biraz hallice aldıkları maaşlarının dışında satışı teşvik amacıyla aldıkları primlerde bulunmaktadır. Ama yine de çoğunun kazandığı para, primlerle beraber de olsa geçinmelerine yetmiyor. Bu gençler onca yoğunlukta ve ağır koşullar altında çalışmalarına rağmen insan olmanın gereği âşık oluyor, sevmeyi de tadıyorlar. Bazen bir müşteriye, bazen de yandaki kot mağazasının işe yeni giren çalışanına… Kısacık yemek molalarında birbirlerini görüp sevdalanıyorlar.

Alışveriş merkezleri bu kısacık tarihlerinde ne destansı aşklara, ne sevgili kavgalarına sahne oldu kim bilir. Üstelik bu büyük aşkların çoğu da evlilikle sonuçlanamadı maalesef. Bu sevdalıların birçoğu parasızlıktan evlenemediler. Çünkü bu mağazalarda çalışan iki genç evlendiğinde, ikisinin maaşıyla bile bir ev geçinememektedir. Bu hale gelişimiz de aşama aşama olmuştur:

Bundan elli yıl kadar önce, kadınların iş hayatında henüz aktif olarak bulunmadıkları zamanlarda, bir erkek elde ettiği gelirle ailesini geçindirebiliyordu. Zamanla kadın iş hayatında daha aktif rol almaya başladı. Bununla birlikte işgücü talebindeki artış maaşları düşürdü ve erkek artık tek maaşla evini geçindiremez oldu. Ama bu da çok sorun olmadı çünkü artık kadın da çalışıyordu ve eve çift maaş giriyordu.

Değişen yaşam koşulları farklı meslek dallarını ve uzmanlıkları geliştirdi. Anaokulu öğretmenliği mesleği doğdu. Çalışan kadınların çocukları için kreşler açıldı. Bayan kuaförleri her sabah çalışan kadınlara fön yapmak için dükkânlarını erkenden açar oldular. Dünya artık kabuk değiştiriyordu. TV dizilerinde ve filmlerde çalışan kadına saygı duyulduğu imajı veriliyordu. Tüm dünyada feminist hareketler hiç olmadığı kadar güç kazandı. Bu feminist hareketler gerçek amacının dışında patronların da ekmeğine yağ sürdü tabi ki.

Kadının da erkekle aynı haklara sahip olduğu kisvesi altında, kadınlar fabrikalarda erkeklerin bile zorlandığı işlerde ağır şartlar altında çalıştırılmaya başlandı. Günümüzde ise artık hemen her meslek dalında kadınlara rastlayabiliyoruz. Fakat bununla birlikte maaşlar da son derece düştü. Şu anda kariyer yapmak uğruna insanlar maaşı düşük işlerde çalışmaya hazırlar. Zaten iş bulabilenler de çok düşük maaşlarla çalışıyorlar. Artık iki maaş da bir eve yetmiyor. Ücretlendirme sisteminin geçirdiği bu evrim sayesinde gençler çift maaş dahi alsalar evlenemiyor, evlenseler bile aileleriyle aynı evde yaşamak zorunda kalıyorlar…

Yorum Gönder

Her Hakkı Saklıdır © 2014-2018 - Şartlar - İletişim - Hakkımızda